Sanki, ABD-PKK ilişkisi yeniydi

Gazetecilikte ısrar ederseniz bu ülkede başınıza gelmeyen kalmaz...
Milliyet 60. Kuruluş Yıldönümü'nde, “60 yıla damgasını vuran manşetler” adıyla kitap çıkardı.

Bu manşetlerden biri, “İşte Kanıt” idi. Tarih, 23 Ocak 2003.

Gazetenin “İşte Kanıt” dediği; birinci sayfasından verdiği bir fotoğraf idi. Fotoğrafın çekildiği yer, Kuzey Irak'ta PKK kamplarının bulunduğu Hinere-Kelaşin bölgesiydi.

Fotoğrafta; çimenler üzerinde oturup sohbet eden altı kişi vardı. PKK yöneticileri; Nizamettin Taş, Davut Bağıstani, Halil Ataç, Dursun Ali Küçük, Ali Haydar Kaytan; ve bağdaş kurmayı becerememiş Peşmerge kıyafetli bir ABD görevlisi. Muhtemel CIA görevlisi…

Fotoğraf, ABD-PKK ilişkisini ilk kez bu kadar net somutlaştırıyordu.

Görüşülen konu, federasyondu.

ABD telaşlandı. Hemen o sabah, apar-topar…

ABD Büyükelçisi Robert Pearson, NTV'ye çıkıp ateş püskürdü. Elinde Milliyet Gazetesi'ni sallayarak şöyle dedi:

“Bunlar iğrenç (disgusting) yalanlardır!”

ABD'nin telaş sebebi belliydi, Irak'ı işgale hazırlanıyordu! 80 bin ABD askeri, 250 savaş uçağını Türkiye'de konuşlandırma, havaalanları ve limanlardan yararlanma taleplerini AKP hükümetiyle müzakere ediyorlardı.

AKP; TBMM'ye sevk etmek için 1 Mart 2003 Tezkeresi hazırlıyordu. Amerikan Büyükelçisi, “Savaşa girmekte gecikirseniz yarın barış masasına da oturamazsınız” diye tehdit ediyordu.

Yıllar sonra WikiLeaks belgelerinden anlaşıldı ki, haber Washington'da da ciddi etki yaratmış, fotoğraf ABD'nin canını sıkmıştı. Ama yazışmalarında suçlarını şöyle itiraf ediyorlardı:

“Bize göre, PKK temsilcilerinin, davalarını anlatma amacıyla, ABD ve diğer Batılı büyükelçilik yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirme girişimlerini sürdürmeleri, hatta artırmaları beklenebilir.”

PKK bunların “terör listesinde” yok muydu? Sanki sivil toplum kuruluşuyla görüşüyorlar!

İLGİNÇ FLÖRT

Yıl, 2003 idi…

O dönemin Milliyet Gazetesi, büyük gazeteci Abdi İpekçi'nin Milliyet'ini aratmıyordu. Geri adım atmıyor, habercilikte inat ediyorlardı. Bu nedenle…

PKK-ABD görüşmesine aracılık eden Davut Bağıstani ile görüşüp; haberi doğrulatıp, aslında bir değil, 5-6 görüşme yapıldığını ortaya çıkardılar.

“İlginç flört: ABD-PKK görüşmeleri” manşeti attılar. PKK Başkanlık Konseyi'nden Mustafa Karasu'nun, ABD Dışişleri Bakanlığı'na gönderdiği mektubu yayınladılar. Mektupta, PKK ile ABD arasında yapılan görüşmenin ayrıntıları vardı; ve varılan mutabakat teyit ediliyordu. PKK, Irak işgalinde ABD'nin yanında olduğunu belirtiyordu.

Osman Öcalan, ABD “işgal valisi” Paul Bremer'e yazdığı mektupta, bölgede PKK için çalışma izni istiyordu. Yanıtı Amerikalı General Jay Gamer verecekti: “Buralarda fazla kalmayacağız; buralar sizin!”

İktidardaki AKP ne mi yapıyordu? Gururla “BOP eş Başkanı” olduğunu açıklıyor; ve bu projeyle Diyarbakır'ın yıldızlaşacağını söylüyordu!

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, ABD'li meslektaşıyla Ankara'da yaptığı görüşmede “PKK-ABD ilişkileri” konusunda tek söz etmemeye gayret ediyordu.

Bu tavırlar karşısında ABD Dışişleri Bakanlığı'nın şu yanıtına şaşırmamak gerek:

“ABD Hükümeti'yle PKK arasında belki hakikaten resmi temaslar vardır; ancak bu temaslar küresel bir güç için normaldir!”

Bu uzun girişi yapmamın sebebi şu:

Birkaç gündür…

Türkiye'de “fırtınalar” koparılıyor:

“Vay efendim ABD, PKK'nın Suriye kolu PYD/YPG'ye nasıl silah verirmiş?”

Sanki, ABD-PKK ilişkisi yeniydi.

Sanki, ABD-PKK ilişkisinden yeni haberleri vardı.

TARAF DEVREDE

“İşte Kanıt” haberini yapan gazeteci kimdi?

Yayınladığı fotoğrafla ABD-PKK ilişkisini belgelendiren gazeteci kimdi?

Can Dündar'dı…

Yani…

MİT TIR'ları haberini yaptığı için…

PKK olduğu iddiasıyla yargılanan gazeteci Can Dündar.

“Üst akıl” ABD'nin hizmetinde olduğu iddia edilen gazeteci Can Dündar.

Vatanından, ailesinden, mesleğinden uzaklaştırılan gazeteci Can Dündar.

AKP, gazeteci Can Dündar'ı “düşman” görüyor!

Yandaşlar, gazeteci Can Dündar'ı “bir kaşık suda boğmak” istiyor!

Bu yandaşlardan biri de, Kurtuluş Tayiz…

(Adından dolayı “solcu” sanmayın; 1974'teki doğumu, Van'ın kurtuluş yıldönümüne denk gelince “Kurtuluş” adını koymuşlar!)

Eskiden Taraf yazarıydı; şimdi Akşam'da yazıyor.

İlkokul mezunu belki de tek yazar. Medyada böyle “fırsat” kimseye tanınmaz! Demek var bir hüneri!

Yandaş TV kanallarının değişmez konuğu.

Eski PKK'lı. 1991-2004 yılları arasında cezaevinde yattı. (Sadece siyasi değil, adli sabıkası da kabarık. Sabıkası konusunda bana dava açtı, mahkeme reddetti, dosya Yargıtay'da…) Özgür Gündem'de çalıştı. “PKK milliyetçi olduğu için örgütten koptuğunu” açıkladı. Diğer yandan Kandil'den haber alıp Taraf'ta yaptığını saklamadı.

İşte… Bam teline geldik:

O haberlerden biri neydi biliyor musunuz?

Can Dündar'ın haberini yalanlamak için, fotoğrafta yer alan PKK'lı Dursun Ali Küçük ile röportaj yaptı. Taraf manşet yaptı. Fotoğrafta “ABD'li yetkili” olarak gösterilen, güya PKK'lı “Kaymakam Halit” kod adlı kişiydi! Fotoğraf, “hatıra olsun” diye çekilmişti! Nasıl “anı” fotoğrafı ise, üç kişinin yüzü görülmüyordu!

Demem o ki:
Gazetecilikte ısrar ederseniz bu ülkede başınıza gelmeyen kalmaz.

Gönderen Türk TC . Siz Bu Kayıt İçin Herhangi Bir Yanıt Takip Edebilirsiniz RSS 2.0 Yasal Uyarı: Yayınlanan/haberin Tüm Hakları Tarafsız Haber ve Matbaacılık A.Ş'ye Aittir.Yazıların Sorumluluğu Yazarlarına Aittir. Kaynak Gösterilse Dahi Köşe Yazısı/Haberin Tamamı Özel İzin Alınmadan Kullanılamaz. Ancak Alıntılanan Köşe YazısıHaberin Bir Bölümü, Alıntılanan Habere Aktif Bağlantı Verilerek Kullanılabilir.

Bu Yazıyı Paylaşın;

Yazı Linki:
Site kodu:
Forum kodu:

Güncel Döviz, Altın Fiyatları

altın fiyatları altın

Köşe Yazıları

Haftalık E-bülten üyeliği için aşağıdaki alana E-posta adresinizi yazın

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Tarafsız Habere aittir. Alıntı yapılsa bile kaynak gösterilmeden kullanılamaz. © 2008 - 2017 Copyright © Tüm Hakları Saklıdır. CRM Bilişim Group..