Türk olmayanlar Türk'ü ve Türkiye'yi sevemezler.

Türk düşmanlığı dışarıdan olduğu kadar içeriden de var. İç düşmanlık, dönme psikolojisi ile siyasal İslamcılığa dayanır.Türk'ün haddinden fazla efendi ve duyarsız oluşu içerideki düşmanları şımartıyor. Dış düşman belli olduğu için onunla uğraşmak kolaydır. Zor olan, iç düşmanlıkla uğraşmaktır. Çünkü bu düşmanlık bazen yeşile bürünür, bazen demokrasi havarisi olur, bazen sosyalist postuna sarılmış Moskofçu veya Çinci olur. İçimizdeki Türk düşmanlığı.

Sonuç: Türk olmayanlar Türk'ü ve Türkiye'yi sevemezler.
Ömer Seyfettin'in "PİÇ" isimli bir hikâyesi var. Okumayanlara diyorum ki:"PİÇ"i mutlaka okuyun. Türkiye'de, Türk ve Türklüğe düşman olanlar için aklımıza gelen şudur:
Sizin ya ananız Bulgar, Sırp, Rum, Rus, Yahudi, Gürcü, Arap vs, ya babanız.

Siyasal İslamcılarla Kürtçülerin ortak yanları
Hem Siyasal İslamcılar hem Kürtçüler emperyalizmin Türkiye'deki en önemli işbirlikçileridir.
Siyasal İslamcılar da Kürtçüler de Amerikancı'dır.
Her ikisi Avrupa Birliği'ni kutsarlar.
Siyasal İslamcılar Kürtçülerin en belirgin özeliği Mustafa Kemal Atatük'e düşman olmaları ve onu deccal diye tanımlamalarıdır.
Hem Siyasal İslamcılar hem Kürtçü milli-üniter modeli devletten, yani Türkiye Cumhuriyeti'nden nefret eder.
Türklük ve Türk milleti kavramı yine bu iki güruhun en çok nefret ettiklerinin başında gelir.

Şeyh Said ile Seyid Rıza vsvs gibi emperyalizmin işbirlikçisi olan hainler hem Siyasal İslamcılar hem de Kürtçüler için kahramandır.
Siyasal İslamcılar da Kürtçüler de sürekli azınlık psikozundadır ve mağduriyet istismarını yaparak Türk Devleti'nden rövanş almayı hayal eder.
Siyasal İslamcılar Kürtçülerin her zaman gizli bir ajandası olmuştur. Çift kimlikli ve kişiliklidirler. Hiçbir zaman oldukları gibi görünmezler.

Siyasal islamcıların büyük çoğunluğu ABD düdüğü dür.. “parayı verenin düdüğü çaldığı” sahibinin sesi! Bunlar, ABD'nin günümüze uyarladığı ve hemen hemen kendine bağımlı her ülkede oluşturduğu 'Yeşil Kuşak' projesinin piyonları, ABD imalatı politik islamcılardır.

Türk Milleti’ne tarihin en büyük kötülüğünü yaptılar, yapıyorlar.
Onlar; Biz ve onlar diye ayırımcılık bölücülük yapıyorlar.
Onlar; Milletimiz diyorlar ama Türk Milleti demiyorlar, diyemiyorlar
Onlar; Milletimiz diyorlar ama hangi milletten olduklarını söyleyemiyorlar
Onlar; Kin nefret ve öfke içinde Türk Milleti’ne zehir kusuyorlar.
Onlar; Bin yıldır et-kemik misali olan Anadolu insanını birbirine düşürüyorlar.
Onlar; Etnik tasnifler yapıp zihinleri bulandırıyorlar.
Onlar; Müslüman görünümlü Müslümanlıktan geçinenlerdir.
Onlar; Allah’la, din’le aldatan şeytanın yolundadırlar.
Onlar; Mezhepçilik yapıyorlar.
Onlar; İnanç ve kavramlar üzerinden ayrılık tohumları ekerek toplumu cepheleştiriyorlar.
Onlar; Milli bayramların gururunu ve coşkusunu yaşamıyorlar.
Onlar; Arapların ortaçağ masallarını coşkuyla kutlamayı tercih ediyorlar
Onlar; Bağımsızlık ateşiyle tek yürek olarak başlatılan milli mücadeleyi, idrak edemiyorlar.
Onlar; Arap hurafelerini, Arap kahramanlarını masallarını öğrenerek yetişiyorlar.
Onlar; Arap tarihini, inanç-kültür kitaplarını okuyarak kimlik kazanıyorlar.
Onlar; Ortaçağ yaşam biçimine göre yaşıyorlar.
Onlar; Yalanclıkta ustadırlar.
Onlar; Hırsızlıkta, talanda, soymada beceriklidirler.
Onlar; Türkiye’nin itibarı on paralık ediyorlar.
Onlar; Türk Milleti’nin destansı kahramanlıklarını hatırlamak istemiyorlar.
Onlar; Kurtuluş Savaşını, milletin var olma azminin, bağımsızlığa, birlik ve beraberliğe olan inancının; kurulan Cumhuriyeti ise yeniden dirilişimizin abideleşen simgeleri görmüyorlar.

Onlar; Tarihi zorunlulukların, çağın siyasi ve sosyal gelişmelerinin, Türk toplumunun ulusal özelliklerinin ve kaynaklarının ortaya çıkardığı, Anadolu Türk milli varlığının Misak-ı Milli sınırları içerisinde somutlaştırdığı Türkiye Cumhuriyetini benimsemiyorlar.

Onlar; Kurulduğu günden beri, yüce milletin çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkmasının itici gücü olan Cumhuriyetin, hem her alanda ilerleyişin kaynağı hem de milli birlik ve beraberliğin sağlanmasının en büyük güvencesi olduğunu anlayamıyorlar.

Onlar; Türkiye Cumhuriyeti devletinin önünde uzanan aydınlık yolda her zaman emin adımlarla ilerleyip, benimsediği evrensel ilkeleri muhafaza ederek, uygar dünyanın onurlu bir üyesi olmaya dün olduğu gibi bugün de devam etmekte olduğunu farkında değiller.

Onlar; Tarihimizin en büyük çağdaşlaşma ve değişim hamlesi olan Cumhuriyet’in gurur verici atılım ve başarıları, geleceğe büyük bir ümitle bakmamızı sağlamayı, her türlü zorlu engelin aşılmasında bizlere güç verdiğini özümleyememişlerdir.

Onlar; Modern Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş değerleri ve kazanımlarının aydınlık atmosferinde, düşünce ufkunu kavrayıp bir yaşam tarzı olarak benimsemiş olanları kinle nefretle öfkeyle düşmanca görmektedirler.

Onlar; Birlik ve beraberliğimizi koruma kaygılarına sahip değiller.
Onlar; Her alanda gelişmiş, üretken, zengin, demokrat ve modern bir Türkiye’nin en büyük idealimiz olduğunun bilincinde değiller.

Onlar; Her alanda bölüyorlar, bölünüyorlar.

Günün Sözü: Gözleri kör, kulakları sağır insana ne anlatsan bir anlam ifade etmez.

Bugün Türkiye”de Türklüğe ve dolayısı ile Türk bayrağına düşman üç zümre vardır: Moskofçular, kürtçüler ve Siyasi Ümmetçiler. 
- Hüseyin Nihâl ATSIZ

Gönderen Yönetici . Siz Bu Kayıt İçin Herhangi Bir Yanıt Takip Edebilirsiniz RSS 2.0 Yasal Uyarı: Yayınlanan/haberin Tüm Hakları Tarafsız Haber ve Matbaacılık A.Ş'ye Aittir.Yazıların Sorumluluğu Yazarlarına Aittir. Kaynak Gösterilse Dahi Köşe Yazısı/Haberin Tamamı Özel İzin Alınmadan Kullanılamaz. Ancak Alıntılanan Köşe YazısıHaberin Bir Bölümü, Alıntılanan Habere Aktif Bağlantı Verilerek Kullanılabilir.

Bu Yazıyı Paylaşın;

Yazı Linki:
Site kodu:
Forum kodu:

Güncel Döviz, Altın Fiyatları

altın fiyatları altın

Köşe Yazıları

Haftalık E-bülten üyeliği için aşağıdaki alana E-posta adresinizi yazın

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Tarafsız Habere aittir. Alıntı yapılsa bile kaynak gösterilmeden kullanılamaz. © 2008 - 2017 Copyright © Tüm Hakları Saklıdır. CRM Bilişim Group..