Birileri bizi Saddamlaştırmak istiyor

Irak'ta olanları ve Saddam'ın yanlışlarının iyi okunması gerektiğik, bugün Türkiye'nin de 'Saddamlaştırılma' ve İran'la savaşa sokulma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğu..

Emperyalizm diktatöre diktatör demez, diktatörü kullandığı müddetçe. Diktatör sıkıntı yarattığında, kısmen bile olsa söz dinlemediğinde ve kullanım ömrünü tamamlandığında, emperyalizm diktatöre diktatör der ve gereğini yapar!

Irak 1991 yılına kadar ABD’nin çok önemli bir müttefikiydi. Hatta İran-Irak savaşı boyunca Batı’dan hem askeri hem de siyasi açıdan çok önemli destek görmüştü. Gerek Şii gerekse de Kürt nüfusu tabiri caizse demir yumrukla idare ediyordu. Yürek yakan Halepçe Katliamı İran’la savaşın son yıllarında başlayan isyanı bastırmak için yapılmıştı. Donald Rumsfeld Saddam’a; “Kuveyt sizin hakkınızdır, doğal sınırınızdır. Kuveyt’e girerseniz buna kimse karşı çıkmaz” sözleri onun aklını başından almaya yetti. Saddam bu girişiminin sonu olacağını bilmiyordu. Önce ülkesinin kuzeyini elinden aldılar. O bölgeyi lojistik ve stratejik açıdan laboratuara çevirdiler. İran’ı, Irak’ı, Suriye’yi aynı zamanda Türkiye’yi bu bölge üzerinden tehdit etmeye ve coğrafyayı yeniden şekillendirmeye çalıştılar. Aslında Rumsfeld’in bu tuzağı Irak’ın 2003’teki işgali için ön hazırlıktan başka bir şey değildi. Saddam tek adamdı. Irak’ta ondan habersiz kuş uçmazdı. Parlamento şekil icabı teşekkül ettiriliyor, yargı onun iradesinin dışında hiçbir kararın altına imza atamıyordu. İstediğini alıyor, istediğini satıyor, her şeyde kendi aklından başka kimseye itibar etmiyordu. Kuşatılmıştı. Hatta daha önceki bir yazımızda da ifade ettiğimiz gibi karısı dâhil birçok yakın akrabası ABD güdümündeki Kesnizani Tarikatı’na bağlanmıştı. Bu tarikat üzerinden Saddam’ın altı oyuluyordu. Toplumu kamplaştırdığı ve kimilerini ötekileştirdiği için yanındaki hiç kimse karşısına çıkıp da yanlışını söyleyemiyordu. Onun bu tavrı Şii ve Kürt nüfusu karşı cepheyle işbirliğine itti. Onların yaptığı da yanlıştı ama Saddam’dan kurtulurlarsa baharın geleceğine inandırıldılar. Bugün bunun bedelini ödüyorlar.

Irak’taki devlet sistemi kendi içinde sigortalarını oluşturamadı. Birbirinden nefret eden toplum, Saddam yanlısı ve karşıtları olarak ikiye bölündü. Irak halkı işgal edilen topraklarını korumadı. Oysa ne büyük laflar ediliyordu. Neredeyse Irak’ın yüzölçümünü kapsayacak kadar yeraltında silahları olduğu ve işgale karşı büyük bir mücadele verileceği söyleniyordu. Ancak Irak şimdi geçmişte Saddam’ın yaşam hakkı tanımadığı önce Maliki şimdi de Abadi eliyle Şiilere teslim edildi. Kuzey ayrıldı, ayrılacak. Hırsları, öngörüsüz adımları koskoca bir ülkeyi yerle bir etti. Hem milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine sebep olacak yanlışlar yaptı, hem de ülkesini bugün kaos içinde yaşamak zorunda bıraktı.

12 Eylül 2010 referandumunda yapılan hatayı 7 Şubat 2012 MİT krizinde ancak fark edebildik. Yani daha iki sene dolmadan ne büyük bir tuzağa düştüğümüzü anladık. 2010’da yapılan yanlış 15 Temmuz gibi bir felaketi getirdi. Bu referandumda da şimdiden büyük büyük laflar ediliyor. Yanlışları görmek için  -Allah korusun- acaba hangi bedelleri ödememiz gerekecek?
Ancak getirilmek istenen sistem içinde daha büyük riskleri barındırıyor. Daha da ağır tecrübeler yaşayabilir ve içinden çıkamayacağımız cenderelere sokulabiliriz.

 Irak’ta olanları ve Saddam’ın yanlışlarını iyi okumalıyız. Derdim şahısları hiçbir şekilde itham etmek değil. Günlük politik kaygılarla da söylemiyorum. Herkesin bu milletin iyiliğini istediğine inanıyorum. Hepimiz geçiciyiz. Kalıcı olan insanlığın son adası bu coğrafyadır.

Ülkemize Tuzak Kuruyorlar TEK ADAM YÖNETİMLERİ Bu rejimin demokratik olmayacağı, insan hak ve özgürlüklerini tamamen yok edeceği, ülkemizi her şeyi bilen ve öngören faraziyesi üzerine inşa edilen otoriter tek adam yönetimine gark edeceği kesindir. Özellikle yakın dünya tarihi göstermiştir ki; “Tek adam” yönetimleri ile istikrar bulmuş, huzura kavuşmuş, iç barışa ulaşmış ve esenliğe çıkmış hiçbir ülke ve toplum yoktur. “Tek adam” rejimleriyle yönetilmenin karşılığı; istikrarsızlıktır, savaştır, sefalettir ve yıkımdır.  Türkiye’ye müdahale etmek, aynen Irak’ta ve Libya’da olduğu gibi!

Yugoslavya, Renkli Devrimler ve Arap Baharı kapsamında müdahale edilen tüm ülkeler tek adam rejimleri ile yönetiliyordu, bilesiniz! Kusurlu da olsa, demokrasisi ve parlamenter sistemi olan hiçbir ülkeye müdahale yetkisi BM’den ve desteği dünya kamuoyundan alınamaz.

15 yıldır ülkemizi yönettiler, her istediklerini yaptılar, utanmadan şimdi; “16 Nisan’da bize ‘Evet’ derseniz, terörü durduracağız” diyorlar. Söyleyin de duyalım; 15 yılda yapmadığınız veya yapamadığınız neyi yapacaksınız da terörü durduracaksınız? Sadece bu söz bile, Türk Milleti’ni aptal yerine koymaktır. Bugün geldiğimiz durumda; iktidarın bizatihi kendisi, ülkemizin istikrarı ve güvenliği için sorundur. Sorunun kaynağına daha fazla yetki vermek, sorunu sadece katmerleştirir ve ülkemizi geriye dönülemeyecek şekilde felakete sürükler.

İşte bu nedenle, ülkemize ikili tuzak kuruluyor. Bu tuzak; Türkiye’de ulus devleti sonlandıracak, federatif yapıya geçişin gidişin önünü açacak “Tek adam” rejimine geçmek. Zaten bu işin başından beri, emperyalizmin son provadan sonra ülkemize giydirmeye çalıştığı nihai elbise buydu!
https://2.bp.blogspot.com/-D7BGaGrhG2c/WL-tplOWRGI/AAAAAAABHhI/WeEAHRiFz9Ycn0UrnG78eIIc5SbUy92YgCLcB/s1600/15%2By%25C4%25B1ld%25C4%25B1r%2B%25C3%25BClkemizi%2By%25C3%25B6nettiler%252C%2Bher%2Bistediklerini%2Byapt%25C4%25B1lar%252C%2Butanmadan%2B%25C5%259Fimdi%253B%2B%25E2%2580%259C16%2BNisan%25E2%2580%2599da%2Bbize%2B%25E2%2580%2598Evet%25E2%2580%2599%2Bderseniz%252C%2Bter%25C3%25B6r%25C3%25BC%2Bdurduraca%25C4%259F%25C4%25B1z%25E2%2580%259D%2Bdiyorlar.%2BS%25C3%25B6yleyin%2Bde%2Bduyal%25C4%25B1m%253B%2B15%2By%25C4%25B1lda%2Byapmad%25C4%25B1%25C4%259F%25C4%25B1n%25C4%25B1z%2Bveya%2Byapamad%25C4%25B1%25C4%259F%25C4%25B1n%25C4%25B1z%2Bneyi%2Byapacaks%25C4%25B1n%25C4%25B1z%2Bda%2Bter%25C3%25B6r%25C3%25BC.jpg

Gönderen Yönetici . Siz Bu Kayıt İçin Herhangi Bir Yanıt Takip Edebilirsiniz RSS 2.0 Yasal Uyarı: Yayınlanan/haberin Tüm Hakları Tarafsız Haber ve Matbaacılık A.Ş'ye Aittir.Yazıların Sorumluluğu Yazarlarına Aittir. Kaynak Gösterilse Dahi Köşe Yazısı/Haberin Tamamı Özel İzin Alınmadan Kullanılamaz. Ancak Alıntılanan Köşe YazısıHaberin Bir Bölümü, Alıntılanan Habere Aktif Bağlantı Verilerek Kullanılabilir.

Bu Yazıyı Paylaşın;

Yazı Linki:
Site kodu:
Forum kodu:

Güncel Döviz, Altın Fiyatları

altın fiyatları altın

Köşe Yazıları

Haftalık E-bülten üyeliği için aşağıdaki alana E-posta adresinizi yazın

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Tarafsız Habere aittir. Alıntı yapılsa bile kaynak gösterilmeden kullanılamaz. © 2008 - 2017 Copyright © Tüm Hakları Saklıdır. CRM Bilişim Group..