Bir Lale Devri daha yaşatılmaya çalışılıyor bizlere. televizyonlar ve medya

Her biri ellerine verilmiş senaryoları başarıyla oynuyorlar.. Yüzyılın oyununu sahneliyorlar…

Atlantik ötesinde kurgulanan bir oyunun kötü beceriksiz oyuncuları bunlar…

Ekranlara bakınca Ülke uzay çağını yaşıyor sanırsınız Tarım ve hayvancılıkta çağ atladık Sanayi Kalkınmasını ya da Endüstri Çağını Yapmışızda Avrupa Ülkelerini Gecmişiz sanırsınız

Beyinler düşünemez hale getirilmeye çalışılıyor ve başarılıyor. Bunlar kelepçelenmiş beyinler.Ve bugün... Bir Lale Devri daha yaşatılmaya çalışılıyor bizlere. Başta televizyonlar ve medya bunu körüklüyor.
Hedefe ulaşmak için her şey mubahtır demeye getiriyorlar. "Ahlaksız bir nesil nasıl yetiştirilir?" diye sorsalar: "Açın Türkiye televizyonlarını izleyin" demek yeterli olacaktır.
Tarih boyunca toplumlar, samimiyetsiz ideolojiler ve siyasetçiler yüzünden cahil bırakılmak istenmiş ve bu da çok kereler başarıyla sonuçlanmıştır. Cahil insan daha rahat yönetilir, daha rahat güdülür hesapları yapılmıştır. Cahil yani dönemin olaylarını tahlil edemeyen ve her önüne konana eyvallah diyendir.
video
Beni soğutan yalan yânlış taraflı haber yapan kanallar, evlilik proğramları, kimin kimi düzeceğini merakla beklenen BBG tarzı yarışma proğramları ve en çok da aşk,entrika seks içerikli diziler olmuştur. Ve tabii saniyede 300 kilometre hızla, giden mermiyi taşla düşüren hurafeleri konu eden dini dizileride unutmayalım.
Suriye'de ne olmuş? Irak'ın akibeti ne olacak? Irak'ta bayrağı dalgalanan, milli marşı olan ve hatta parası dahi basılan bir Kürdistan kuruldu ve şimdi Suriye'de kurulmak için Uğraşıyorlar .biz de her gün yeni bir eğlence programı hayatımıza girdiği için umursamaz olmuşuz.Her şey önümüze sunulmuş, bunlarla eğlenin diyorlar bizlere.

Televizyon bize; "Bak işte! Her şey güllük gülistanlık..." diyor ve ekliyor: " Sen sus ve dizini izlemene bak ,Millet, kendini bir türlü ekranlarda göremiyor akşam eve geldiklerinde Bugün ne giysem , survivor saçmalığı ile karşılaşıyor Gerçek şudur:Güne kadın programları ile başlayıp geceyi dizi ve televizyon programları ile bitiren insanlarımız kitlesel bir uykuya yatırılmıştır - 10 yıldır Millet, kendini bir türlü ekranlarda göremiyor..
Ülke mülteci kampına dönmüş - "Türkiye'nin sınırları kevgire dönmüş durumda" girenin çıkanın belli olmadığı bir durum, devlet ciddiyetiyle bağdaşmayan bir görünüm , sokaklarında çetelerin kol gezdiği bir ülke görünümü..

Çünkü mutlu sonuçlar vermeyen meselelerde istatistik yapmaktan vazgeçen kurum, aptal sayımı yaparsa siyasi iktidarların nasıl iktidar oldukları ortaya çıkar…
Kim yapacak bu sayımı?..
İzdivaç programlarının reytinglerine bakacaksın…
Çünkü aptal sayımı başka türlü yapılamaz…
Gidip sorsanız “Sen aptal mısın?” alacağımız yanıt kesinlikle “Aptal sensin” olacaktır…
Zaten bütün Geri zekâlılar kendilerine Geri zekâlı denmesinden nefret ederler.
Ben Böyle programların kapatılmasına kesinlikle karşıyım neticede…
Artırılsın… Metrekareye düşen Geri zekâlı sayısında dünya birincisiyiz

Bu projenin tarihin değişik evrelerinde birçok örnekleri vardır. Mesela bunlardan bir tanesi Lâle Devridir. Osmanlı Devleti'nde, 1718 yılında Avusturya ile imzalanan Pasarofça Antlaşması ile başlayıp, 1730 yılındaki Patrona Halil İsyanı ile sona eren bir dönemdir bu. Dönemin padişahı III. Ahmet ve sadrazamı da Damat İbrahim Paşa'dır. Lale Devri "Zevk ü Sefâ" devri olarak da bilinir.

Bu dönem aslında Osmanlı'nın gerileme ve çöküş dönemleri olarak kabul edilir ama halk öyle bir eğlence ve kendinden geçmişliğe sürüklenmiştir ki uyandıklarında iş işten geçmiştir. İşe ilk önce III. Ahmet'in emri ile Ermeni taş ustalarının mezar duvarlarını yükseltmesi ile başlanmıştı. Toplum zevk ü sefa içinde bir dönem geçirecekti. Bugünden hiçbir farkı yoktu hani. Büyük masraflarla başta Sa’dâbâd Köşkü olmak üzere yüzlerce yalı ve köşk yaptırılmıştı. Yeni eğlence mekânları, Haliç ve Boğaz'da çalgılı kayık turları, Saray bahçelerinde hemen her gece eğlenceler tertipleniyordu. Çengiler ve köçekler rakslarını ederlerken İstanbul sosyetesi görülmedik yeni yeni eğlenceler keşfediyordu.

Halk, ülke içerisindeki kötü gidişata ses çıkarmıyordu. Rahatlık adına hemen hemen her şey önlerine sunuluyordu. Osmanlı dışarıda toprak kaybediyor, kan kaybediyordu ama dünya lezzetleri buna dahi duyarsız bir toplum inşa etmişti.

Avrupa kaynıyordu. Büyük kuzey savaşı patlak vermişti. İsveç öncülüğündeki ordular Almanları silip, süpürmüş ve müttefiki Fransa topraklarına kadar inmişti. Rusya tedirgin Polonya ve diğer çevre ülkelerle ittifak haline girmişti. Öte yandan İspanya'daki veraset savaşı hala bitmemiş. Karadeniz'de Rusya ile olan sıkıntı yüzünden sular bir türlü durulmamıştı. Safaviler'de iç karışıklık devam ediyor ve Osmanlı toprakları Arap yarım adası başta olmak üzere Kuzey Afrika'da sıkıntılı günlere gebeydi.

Lale Devri, tarih sayfalarının bizim önümüze çıkardığı tekrar ve tekerrür sahnelerinden yalnızca bir tanesiydi. Ve bugün... Bir Lale Devri daha yaşatılmaya çalışılıyor bizlere.
https://4.bp.blogspot.com/-ATZdYbGU4X8/WLjUf9yDSNI/AAAAAAABHW0/miiKKRwo08EWY9VYMQgmS7jgbTuAWV8ywCLcB/s1600/Bakkaldaki%2Bmercime%25C4%259Finden%252C%2Bbu%25C4%259Fday%25C4%25B1na%2Bher%2B%25C5%259Fey%2BBATI%2527n%25C4%25B1n%2Beline%2Bge%25C3%25A7mi%25C5%259F%252C%2Bg%25C3%25BCnde%2B10%2Bsaat%2Bta%25C5%259Ferona%2B%25C3%25A7al%25C4%25B1%25C5%259Fan%2BKafas%25C4%25B1%2Bkal%25C4%25B1n%2B3.30%2527luk%2Bayak%25C3%25A7%25C4%25B1%2BTak%25C4%25B1mlar%25C4%25B1na%2B%25E2%2580%259CM%25C4%25B0LL%25C4%25B0%2BDEVLET%25E2%2580%259D%2Bmast%25C3%25BCrbasyonu%25E2%2580%25A6Hadi%2Bbak%25C4%25B1y%25C4%25B1m%2BMankurtlar%2B%25C5%259Eak%25C5%259Faklay%25C4%25B1n%2Bbabalar%25C4%25B1n%25C4%25B1z%25C4%25B1.jpg
https://2.bp.blogspot.com/-1gPhGlyrOcs/WLjUg9T9ATI/AAAAAAABHW4/ehGNsQALMrwLaSlZw6bkZJZw1Pw8JT3wgCLcB/s1600/Hayvanc%25C4%25B1l%25C4%25B1k%253B%2B-%2BB%25C4%25B1rak%25C4%25B1n%2Bangusu%252C%2Bine%25C4%259Fi%252C%2Bkurbanl%25C4%25B1k%2Bkoyunu%2Bart%25C4%25B1k%2Bsaman%25C4%25B1%2Bbile%2Bd%25C4%25B1%25C5%259Far%25C4%25B1dan%2Bithal%2Beder%2Bhale%2Bgeldik.%2Bkurbanl%25C4%25B1%25C4%259F%25C4%25B1%2Bbile%2Bd%25C4%25B1%25C5%259Far%25C4%25B1dan%252C%2BAvustralya%25E2%2580%2599dan%252C%2BUkrayna%25E2%2580%2599dan%2Bal%25C4%25B1r%2Bhale%2Bgetirildik.%25C3%259Clkemizi%2Bbu%2Bnoktaya%2Bgetiren%2Bs%25C3%25BCrecin%252C%2Buygulanan%2Bya.jpg
https://4.bp.blogspot.com/-39LLR0LHFEY/WLjUhSh-NjI/AAAAAAABHW8/HdZc2s8DW54xRdtLTn00u6wQcziUETk1wCLcB/s1600/Tar%25C4%25B1mda%253B%2Bkendi%2Bkendine%2Byetebilen%2Bbir%2B%25C3%25BClke%2Bden%2Bbu%25C4%259Fday%25C4%25B1n%25C4%25B1%2BKanada%25E2%2580%2599dan%252C%2Bprincini%2Bkuru%2Bbaklagilleri%2Bd%25C4%25B1%25C5%259Far%25C4%25B1dan%2Btemin%2Beden%2Bbir%2B%25C3%25BClke%2Bhaline%2Bgetirildik.%2BTar%25C4%25B1m%25C4%25B1n%2Bvazge%25C3%25A7ilmezi%2Bve%2Badeta%2Bbel%2Bkemi%25C4%259Fi%2Bolan%2Btohumculukta%2Btamamen%2B%25C4%25B0sraile%2Bba%25C4%259F%25C4%25B1ml%25C4%25B1%2Bhal.jpg
 Bakkaldaki mercimeğinden, buğdayına her şey BATI'nın eline geçmiş, günde 10 saat taşerona çalışan Kafası kalın 3.30'luk ayakçı Takımlarına “MİLLİ DEVLET” mastürbasyonu…Hadi bakıyım Mankurtlar Şakşaklayın babalarınızı

Tarımda; kendi kendine yetebilen bir ülke den buğdayını Kanada’dan, princini kuru baklagilleri dışarıdan temin eden bir ülke haline getirildik. Tarımın vazgeçilmezi ve adeta bel kemiği olan tohumculukta tamamen İsraile bağımlı hale getirildik…
Kırmızı mercimek Kanada'dan, yeşil mercimek Kanada'dan, baldo pirinç İtalya'dan Rusya'dan ABD'den, börülce Peru'dan, barbunya Çin'den, yeşil mercimek Kanada'dan…
Sadece tüketen toplum olunca hakediyoruz biz her şeyi Fındık ithal eder hale geldiyse bu ülke bunu konuşmak gerek.

Hayvancılık; - Bırakın angusu, ineği, kurbanlık koyunu artık samanı bile dışarıdan ithal eder hale geldik. kurbanlığı bile dışarıdan, Avustralya’dan, Ukrayna’dan alır hale getirildik.
Ülkemizi bu noktaya getiren sürecin, uygulanan yanlış tarım ve hayvancılık politikalarının normalmiş ve bir zorunlulukmuş gibi kabul edilmesidir.Türkiye üreten ülke değil tüketen ülkedir - Kapitalizm önce başınızı ağrıtır, sonra size ağrı kesici satar! Ülkesinin finans sektörü %80 yabancı eline Veren Milleti Taşeron sistemde zenginin kölesi yapan “Şaklabanın” emperyalizmle mücadelesi de kendisi gibidir.

Gönderen Yönetici . Siz Bu Kayıt İçin Herhangi Bir Yanıt Takip Edebilirsiniz RSS 2.0 Yasal Uyarı: Yayınlanan/haberin Tüm Hakları Tarafsız Haber ve Matbaacılık A.Ş'ye Aittir.Yazıların Sorumluluğu Yazarlarına Aittir. Kaynak Gösterilse Dahi Köşe Yazısı/Haberin Tamamı Özel İzin Alınmadan Kullanılamaz. Ancak Alıntılanan Köşe YazısıHaberin Bir Bölümü, Alıntılanan Habere Aktif Bağlantı Verilerek Kullanılabilir.

Bu Yazıyı Paylaşın;

Yazı Linki:
Site kodu:
Forum kodu:

Güncel Döviz, Altın Fiyatları

altın fiyatları altın

Köşe Yazıları

Haftalık E-bülten üyeliği için aşağıdaki alana E-posta adresinizi yazın

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Tarafsız Habere aittir. Alıntı yapılsa bile kaynak gösterilmeden kullanılamaz. © 2008 - 2017 Copyright © Tüm Hakları Saklıdır. CRM Bilişim Group..