İsrail'le oynanan tiyatroyu millete yutturabilmek için Pay kapma yarışı

İsrail'le oynanan tiyatroyu millete yutturabilmek için bilerek ve isteyerek gerginliği
tırmandırıyorlar. Bu tiyatronun gereği olarak sorun düşük düzeyli bir çatışma noktasına kadar götürülürse hiç şaşırmam. Zira milletin zihnini bulandırmak için bunların yapamayacağı hiç bir şey yoktur. 9 Türk vatandaşını bu yüzden kurban etmediler mi? Bir türlü izahını yapamadıkları bu rezaleti hazmettirmek bir türlü mümkün olmadı. Kıvranıp duruyorlar.
Yetersizlikler emsal teşkil etti

Mavi Marmara gemisine yapılan baskının bir savaş sebebi olabileceği aradan birbuçuk yıl geçtikten sonra akıllarına gelmiş. Oysa biz bunu aynı gün söylemiş ve gereğinin yapılmaması durumunda, bunun Türkiye ile hesabı olan başkaları için de emsal teşkil edeceğini ileri sürmüştük. Zaten hep böyle oldu. AKP ile birlikte herşey birbirini tamamlayarak gitti. Her yetersizlik başka bir yetersizliği doğurdu. Her taviz daha büyük kaybı getirdi. Her teslimiyet vatan ve millet düşmanlarını daha da iştahlandırdı. "Sifonu çekmeyip kullanın" diye takdim edilmiş bir oluşumdan başka bir şey beklemek, hayırlı ve faydalı bir sonuç geleceğini düşünmek eşyanın tabiatına aykırıdır. Olmadı ve hiçbir zaman da olmayacak.
Sicil

PKK ile işbirliği ve teröre teslimiyet içerideki başka hainleri de harekete geçirdi. Bölücüler, hainler tam bir pay kapma yarışına girdiler. Misyonerler, ajanlar, kuyu kazanlar hemen sahne aldılar. Arkadan dolanmak, kendilerini gizlemek gereği bile hissetmiyorlar. Cumhuriyet'in kazanımları teker teker elden çıkarken, şer yuvaları mülk ve toprak teslimatlarıyla ihya edildi.

İçerideki alır da, dışarıda ki durur mu? Kıbrıs'ı Ruma teslim etmek için referandum düzenleyip devlet zoruyla "evet" çıkarttırmanın nelere yol açtığını, bugün ibretle görüyoruz. Birkaç yüzbinlik uyduruk bir yer, bugün Akdeniz'i Rum gölü sayacak kadar ileri gidebilme cesaretini işte buradan almıştır. Rumu bu noktaya AKP iktidarı getirmiştir. Şimdi çıkmış itiraz ediyor, savaş gemisi gönderiyoruz. Sicilinizde bu kadar büyük teslimiyetler olduktan sonra sizin tehditlerinize, sizin itirazlarınıza kim inanır? Ne dostunuz ABD inanıyor, ne Yunan ciddiye alıyor, ne Rum vazgeçiyor. Biliyorlar ki AKP bugün söyler, yarın unutur. Bugün tehdit eder, yarın savunur. Bugün düşman görür, yarın sarılır. Ne de olsa sicilinizde bu kıvraklıkların her çeşidi var.

Rasmussen'i NATO Genel Sekreteri yapmıyor, Libya'ya NATO'yu sokmuyordunuz. Ermeni iftiralarını kabul eden ülkelerden büyükelçileri çekiyor ve meydan okuyordunuz. Askerinizin kafasına çuval geçirilmesini seyredip, Muhaverat'ın vurulmasını görmezden gelirken, "hiç olmazsa bir nota verin" diyenleri, "müzik notası mı?" diye alaya alıyordunuz. Şimdi alaya alınma sırası sizde.

Ermeni'nin cüreti
Hangi birini anlatalım, hangi birine yanalım. Kıbrıs'ı emsal sayın Ermeni gelir kalır mı? "Fırsat bu fırsattır" diyerek hemen sahne aldılar. İftira tasarılarını kabul eden ülke sayısı patladı. Buna rağmen Cumhurbaşkanımız Erivan'a gidip, Türk kanını temsil eden bayrağın altında maç seyretti. Rövanşında da Ermeniler rahatsız olmasın diye Azerbaycan bayraklarını toplayıp çöp kutularına doldurdular. O Azerbaycan ki, Türkiye'yi kan kardeşi, can yoldaşı sayıyordu. İşgal altındaki Karabağ'ın kurtarılması için önce Allah'a, sonra Türkiye'ye güveniyordu. Hocalı soykırımının dünyaya duyurulmasında özel bir gayret bekliyordu. Gazze kahramanlığına soyunan sayın başbakanımız, içeride ve dışarıda Karabağ bahsinin açılmaması için gerçekten de çok özel bir gayret sarf etti. Gazze ve Filistin için ucuz kahramanlıklardan, hamasetten ve kuru laftan başka bir sonuç ortaya çıkmadı, ama Azerbaycan gibi kendi canımızdan olan bir ülkeyi küstürmeyi ve uzaklaştırmayı başardık. Bu durum Ermenileri o kadar mutlu etti ki,

Cumhurbaşkanı Sarkisyan toprak ve tazminat talepleri ile yetinmedi, ülkesinin gençliğine Karabağ'ı nasıl işgal ettiklerini övünerek anlatıp, benzer şekilde Ağrı'nın ele geçirilmesini hedef gösterdi.

İran yemedi
Aslı, "Büyük İsrail Projesi" olan BOP'un Eşbaşkanı olacaksınız. O projenin hayata geçmesi için gece gündüz demeden koşturacaksınız. Boynunuzda Yahudi'den aldığınız üstün hizmet madalyası olacak. İsrail'i Müslüman dünyasından gelecek tehditlere karşı korumak için füze kalkanı sistemini topraklarınıza yerleştireceksiniz. Sonra da çıkıp İsrail'le savaştan bahsedip, bunun ciddiye alınmasını bekleyeceksiniz. Bunu birkaç torba makarna için vicdanını kira vermiş olanlara, yanaşma ve beslemelere, birkaç kuruşluk menfaati için ülkenin bölünmesine onay verenlere yutturabilirsiniz, bindirilmiş kıtaların şovuna alet edebilirsiniz, ama İran'a yediremezsiniz. Bu dramatik oyunu onlar da görüyor, onlar da seyrediyor. Gardını ona göre alıyor, tavrını ona göre belirliyor. Sonra bir bakıyoruz İran'la da ipler kopmuş.
Bedeli bütün Türk dünyası ödüyor

Kıbrıs meselesi, Yunanistan'la kıta sahanlığı, Ermeni iftiraları, Kuzey Irak'da Kürt devleti kurulması ve Türkmen varlığının yok edilmesi, İsrail'in alçaklıkları, Suriye'nin PKK hamiliği, AB'nin oyalamaları, ABD'nin kullanma gayretleri, PKK ihaneti AKP öncesinde de vardı. Ama

Türkiye kırmızı çizgilerini çekmiş ve ağırlığını koymuştu. Hiç biri kıpırdayamıyor, bir adım ileri gidemiyorlardı. Sinmiş ve susmuşlardı. Ara sıra yokluyor, karşılığını alınca geri çekiliyorlardı. Sonra AKP geldi ve herşey tersine döndü. Ne kadar vatan millet düşmanı varsa bu durumu ganimet saydı ve saldırdı. Geldiğiniz nokta ortadadır. Terör ve ihanete teslim olmuş, bütün komşuları ile ağır sorunlar yaşayan, bütün önceliklerini, iddialarını kaybetmiş, ciddiye alınmayan, yorulmuş, hırpalanmış ve bütün düşmanların başına üşüştüğü bir noktadayız. İçimiz sızlıyor.

İsyan ediyoruz. Ama bu durum bizi hiç şaşırtmıyor. Böyle bir iktidara onay vermenin bedeli olacağını ve bu milletin bunu çok pahalıya ödeyeceğini biliyor ve söylüyorduk. Ne yazık ki, sadece AKP'ye oy verenler değil, bütün Türk milleti, bütün Türk dünyası bu ağır bedeli ödüyor.

Orhan Karataş

Gönderen Yönetici . Siz Bu Kayıt İçin Herhangi Bir Yanıt Takip Edebilirsiniz RSS 2.0 Yasal Uyarı: Yayınlanan/haberin Tüm Hakları Tarafsız Haber ve Matbaacılık A.Ş'ye Aittir.Yazıların Sorumluluğu Yazarlarına Aittir. Kaynak Gösterilse Dahi Köşe Yazısı/Haberin Tamamı Özel İzin Alınmadan Kullanılamaz. Ancak Alıntılanan Köşe YazısıHaberin Bir Bölümü, Alıntılanan Habere Aktif Bağlantı Verilerek Kullanılabilir.

Bu Yazıyı Paylaşın;

Yazı Linki:
Site kodu:
Forum kodu:

Güncel Döviz, Altın Fiyatları

altın fiyatları altın

Köşe Yazıları

Haftalık E-bülten üyeliği için aşağıdaki alana E-posta adresinizi yazın

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Tarafsız Habere aittir. Alıntı yapılsa bile kaynak gösterilmeden kullanılamaz. © 2008 - 2017 Copyright © Tüm Hakları Saklıdır. CRM Bilişim Group..